YÖNTEMİN BELİRLEYİCİSİ: KÜLTÜR

Tarihsel sürece baktığımızda, intihar yöntemlerinin çağdan çağa değiştiği görülür. “Evrensel olarak yüksekten atlayarak ölmek ilk ve en doğal intihar yöntemi olmuştur.” Asılmak, boğulmak, yüksekten atlamak intiharın kondizi kadar eskidir. Teknolojik gelişim bu yöntemlerin ortadan kalkmasını sağlayamamıştır, sadece oranlarının belirli ölçüde düşmesine sebep olmuştur. 18. yüzyılda ateşli silahlar, 19. yüzyıldas evlerde kullanılan gazlar, 20. yüzyılda uyku ilaçları teknolojik gelişmenin etkisiyle intihar yöntemleri arasına girmiştir.

Teknolojik gelişmenin yöntemlere olan etkisi yanında, günümüzde intihar yöntemleri toplumdan topluma farklılık göstermemektedir.

19. Yüzyılın Sonlarında Avrupa Ülkelerinde Kullanılan İntihar Yöntemleri (%)

Ülkeler

Asmak

Denize atlamak

Silah

Bıçak

Zehir

Diğerleri

Norveç

65.6

17.2

7.8

4.7

3.1

-

Danimarka

73.4

13.7

5.8

1.5

4.2

1.2

Prusya

58.6

18.6

13.0

2.3

4.0

3.3

Saksonya

61.8

18.8

10.9

1.9

3.4

2.9

Belçika

49.2

24.9

15.5

1.9

2.2

5.0

Fransa

43.5

26.0

12.5

2.4

2.2

12.9

İsviçre

43.3

23.5

19.0

5.3

3.8

4.8

İtalya

15.7

23.2

25.4

4.1

7.4

19.5

İspanya

18.3

17.5

35.7

7.3

9.2

11.1

Yukarıdaki tablo Halbwachs’ın yaptığı araştırmadan elde edilmiştir. Halbwachs, kendini asmak yönteminin Avrupa’da kuzeyden güneye inildikçe azaldığını işaret etmektedir. Aksine, ateşli silahlarla ise güneye inildikçe artmaktadır. Bunun nedeni ise ülkelerin coğrafi konumları değil; toplumsal yapılarının farklı olmasıdır. Örneğin; İtalya, İspanya gibi ülkelerde bireylerin silah bulundurmaları normal bir davranış olarak kabul edilir. Çünkü silahlı çeteler –Mafya gibi- toplumsal yaşamın önemli bir ögesi durumundadır ve dolayısıyla silah, ölüm kavramının temsilcisidir. Oysa, İngiltere gibi, çok iyi silah kontrolü yapılan ve silah taşımanın yasak olduğu ülkelerde ise, doğal olarak silahla intihar olaylarına çok seyrek rastlanmaktadır.

Kendini asma yönteminin hemen her toplumda gösterdiği oransal fazlalık, belki de idam cezalarının uygulanmasında bu yöntemin kullanılmasından kaynaklanmaktadır.

“Her intihar nasıl yapılırsa yapılsın, diğer insanlar için tamamen örnek alınması açısından çekicidir.Bir çok intihar olayı gösterir ki, intihar bulaşıcıdır. Bazı İngiliz kasabalarında intiharlar köprülerden atlayarak gerçekleştirilir. Bunlar bir kaç yıl aralıklarla ve toplu halde gerçekleşmiştir.”

İntiharın onurlu bir davranış olarak kabul edildiği ve desteklendiği toplumlarda ise, intihar yöntemleri belirli kurallara bağlanmıştır. Örneğin, dünyada intihar oranlarının en yüksek olduğu ve intiharın bir gelenek haline geldiği Japonya’da, intihar yöntemleri yüzyıllar öncesinden belirlenmiştir. Japonya’da görülen intihar töntemleri şunlardır:

1. Hara-kiri: Yüksek sınıflar tarafından bir bahçede törensel biçimde gerçekleştirilir.

2. Shinju: Alt sınıflar içindir. Daha çok mutsuz aşıklar tarafından uygulanır.

3. Junshi: Lord, efendi gibi himayesi altında bulunulan bir kişinin ölümünü takip eder.

Bu tür geleneksel intihar yöntemleri II.Dünya Savaşından sonra, Japonya’da eski rağbetini kaybetmiş; başta suda boğulma olmak üzere, kimyasal madde ve ateşli silahlarla intiharlar tercih edilmeye başlanmıştır. Geleneksel bir yapıdan sanayi toplum yapısına geçerken, Japonya’daki intihar yöntemlerinin değişmesi gerçekten ilginçtir.

Toplumlardaki yöntem farklılıkları belirgin bir şekilde kendini göstermektedir. Bunun yanında, her toplumda kadın ve erkekler de farklı yöntemleri daha çok tercih etmektedirler. Aşagıdaki tabloda değişik toplumlarda cinsiyetlere göre en çok tercih edilen iki yöntem sırası ile gösterilmiştir.

Bazı Toplumlarda Cinsiyete Göre Tercih Edilen İntihar Yöntemleri

 

Erkek

Kadın

 

1.

2.

1.

2.

A.B.D.

Silah

Asma

Zehir

Silah

İtalya

Silah

Asma

Zehir

Boğulma

İsviçre

Asma

Silah

Boğulma

Asma

Fransa

Asma

Boğulma

Boğulma

Asma

İngiltere

Asna

Boğulma

Boğulma

Asma

Bavyera

Asma

Silah

Boğulma

Asma

Tablodan da görüleceği gibi, erkek ve kadınlar farklı yöntemleri daha çok tercih etmektedirler. Kadınlar erkekler göre daha pasif yöntemleri seçmektedirler.

Diggory ve Rothman’a göre, kadınlar kas gücü gerektiren yöntemleri tercih etmemektedirler. Silahlı uygun olarak ateşlemek, bıçakla kesmek vb. yöntemler belirli bir kas gücü gerektirmektedir. Kadınlar daha çok, öldükten sonra vücut yapılarını değiştirmeyecek yöntemleri seçmekte ve bu konuda erkeklerden daha hassas olmaktadırlar. Bu tür yöntemler ise daha az öldürücüdür. Erkekler daha aktif metodları seçerler ve böylece amaçlarına daha çok ulaşma şansları vardır.İntihar istatistiklerinde görülen erkeklerin oransal fazlalığının en önemli nedenlerinden biri de kuşkusuz seçilen yöntemin daha öldürücü olmasıdır.

Erkeklerle kadınlar arasındaki bu yöntem farklılığının nedeni toplumsal değerler ve normlardır. Erkek, toplumsal yaşmda daha aktiftir, saldırgandır. Erkeğin pasif olması toplum tarafından hoş karşılanmaz; alay konusu bile olabilir. Çünkü toplumda pasif roller kadınlara özgüdür. Sosyalleşmesi sırasında bireyce kabul edilen bu davranış kalıplerı, intihar için seçilen yöntemlerde de etkili olmaktadır. İntihar eden bir birey, öldükten sonra bile iyi bir biçimde anılmayı ister. Silahlı kafaya ateş etmek, toplumsal değerlere göre “mertliktir, erkek işidir”. Bir erkek bu davranışıyla mert olarakanılırken, aynı eylem biçimini bir kadın yaparsa toplumca kınanır; gözü dönmüş, erkek kılıklı denilir. Diğer yönetmlerde de buna benzer örnekler verilebilir.

Toplumsal inanışlar, dini değerler -özellikle intiharın benimsendiği toplumlarda- yöntemin seçiminde belirleyici olabilmektedir. Örneğin, küçük bir pasifik adası olan Tropia’da intihara karşı tavırları inceleyen R. Firth’e göre, “Tropialılar, tanrılarının ölmüş olanların ruhlarını aldığına inanırlar; fakat kendilerini asanların ruhlarının, atalarının ruhları onları bulana dek serbest kaldığına inanırlar.” Doğal olarak, kendini asarak intihar etmek, burada dini değerlerce belirlenen bir yöntem olmaktadır.

Japonya’da rastlanan “hara-kiri”, toplumsal inanışların önemini belirtmek açısından ilgi çekici bir örnektir. Japon inanışlarına göre “hara”, insanın karın bölgesinde bulunan, insanı insan yapan ruhsal bir varlıktır. “Kiri” ise, Japoncada kesmek anlamındadır. Japonlar, kişinin kendini öldürmesi için, hara’nın da öldürülmesi gerektiğine inanırlar; karna bıçak saplayarak kişi, gerçek varlığını öldürür. Toplumsal inanışlardaki değişme ve bunun yanında bilimdeki gelişmeler, geçmişte pek rağbette olan bu yöntemin, günümüz Japonyasında terkedilmesinde etkili olmuştur.

Kişi intihar etmeyi düşündüğünde, civarında bir intihar aletinin olması olayı çabuklaştırır. Çünkü kullanılan araç, genellikle, kişinin devamlı olarak kullandığı bir araç olmaktadır. Bu nedenle, kişinin mesleği de yöntemin seçiminde önemlidir. Kimyacı kendini zehirler, asker vurur. Bir ev hanımı, gününün büyük bir kısmını geçirdiği mutfakta havagazı ile intihar edebilir. Geçmişteki bazı intihar olayları mesleklerin etkisini açıkça göstermektedir. “1833’de, 55 yaşındaki Korsikalı bir cellat, uzun bir süre içinde evinde inşa ettiği giyotine bir kordon bağlayarak kendi başonı kesmiştir. 1833’de Yugoslavya’da bir topçu teğmen, bir topu uzun bir çubukla ateşlemiş ve önünde durarak intihar etmiştir. Bundan hemn sonra, bir Fransız topçusu d aynı yöntemi uygulamıştır.”

Cinsiyet kadar, intihar yönteminin seçiminde etkili olan faktörlerden biri de yaşdır. Değişik yaşlarda farklı yöntemler daha çok tercih edilmektedir. Yaş ile intihar yöntemleri arasındaki ilişkiyi ise girişim ve gerçek intihar arasındaki farklı dinamikleri ele alarak incelemek gerekir.

 < geri